Kule
Kule

Kule tipindeki yapı çeşitleri

Kule türü yapılar denildiğinde seyir kuleleri, minareler, sanayi bacaları, haberleşme kuleleri ve ayaklı su depoları akla gelmektedir. Minareler ve sanayi bacalarının kütleleri ve rijitlikleri yükseklikleri boyunca yayılı haldedir. Ayaklı su depoları ve haberleşme kuleleri taşıyıcı sistemin yanında yapılış amaçları doğrultusunda depo, anten, baş gibi kısımlardan meydana gelmektedir.

Haberleşme kulesi televizyon ve radyo sinyallerinin taşınması için tesis edilmektedir. Televizyon ve radyo sinyalinin uzak bölgelere iletilmesi amacıyla güçlü ve büyük antenlere gereksinim duyulmaktadır. Bundan dolayı haberleşme kulelerinin inşaları yüksek yapılmaktadır. Topografya nispetinde haberleşme kule yükseklikleri farklılık göstermektedir. Genellikle Haberleşme kuleleri anten, baş ve gövde bölümlerinden meydana gelmektedir. Örnek olarak Japonya’daki 634 metre yüksekliğine sahip dünyanın en yüksek iletişim kulesi Tokyo Skytree gösterilebilir.

Zararlı atıkların (gaz, kömür tozu vb.) çevreye güvenilir bir biçimde atılması amacıyla inşa edilen “Sanayi bacaları”, kütle ve rijitlikleri alt taraftan üst tarafa doğru azalarak düzgün şekilde dağılım göstermektedir. Sanayi bacalarının yüksek inşa edilmelerinin başlıca 2 nedeni bulunmaktadır. Birincisi baca yüksekliği artışıyla baca çekişinin iyileşmesi, ikinci nedeni de atık gazların atmosfere olan zararlarını minimuma indirmek amacıyla yeterli yükseklikte bulunma zorunluluğudur. Yüksek sanayi bacalarına örnek olarak 75 metre yüksekliğindeki Orhaneli Termik Enerji Tesisi Projesinde yapılan baca örnek verilebilir.

Ayaklı su deposu taşıyıcı sistem ve bu sisteme ait bir hazneden meydana gelmektedir. Bu hazneler küp, küresel, konik ve silindirik biçimde dizayn edilebilirler. Taşıyıcı sistemler de kabuk, kafes, çerçeve elemanlarından oluşabilmektedir. Hazne bu taşıyıcı sisteme mesnetlenebilirken, bina türü bir yapıya da mesnetlenebilir. Ayaklı su depoları inşa nedeni, işletme debisinin yeterli seviyelerde olabilmesi için suyun belli bir yükseklikte korunmasıdır.

Minareler, İslam dininde Müslümanların ibadetlerini gerçekleştirildiği camilerin bir parçası şeklinde inşa edilen narin yapılardır. İslam’ın ilk yıllarında ibadet için çağrı yapılması amacıyla inşa edilen bu yapılar, sonraki dönemlerde sembolik bir anlama sahip olmuşlardır. Minareler, dünyanın farklı bölgelerinde, inşa edildiği bölgenin sahip olduğu malzeme, yapıldığı andaki sanat, kültür ve teknoloji birikimleriyle ilişkili ve çeşitli özelliklere sahip olarak inşa edilmeye devam edilmektedir.

Seyir kuleleri genel olarak toplumsal kullanım adına yemek ve geniş manzara izlemek amaçları doğrultusunda dizayn edilen yapılarıdır. Özellikle bulunduğu bölgenin görsel seyri için yerli ve yabancı turistler tarafından oldukça rağbet gören bu yapılar, bulunduğu bölgenin sahip olduğu geleneksel yapı tarzına ve hedeflenen görevleri paralelinde dizayn edilebilmektedir. Almanya Düsseldorf şehrinde bulunan televizyon kulesi buna örnek verilebilir.

Seyir kuleleri, haberleşme kuleleri, ayaklı su depoları, minareler, sanayi bacaları, radar kuleleri ve deniz fenerleri gibi kule tipi yapılar çoğunlukla ön gerilmeli beton, betonarme ve çelikten inşa edilmektedirler. Nitekim özellikle eski teknolojiye sahip minare ve baca gibi yapılara yığma olarak da karşılaşılabilmektedir. Günümüz şartlarında bu tip yapılar incelendiğinde seyir kuleleri, haberleşme kuleleri ve sanayi bacalarının diğerlerine nazaran daha yüksek olduğu görülmektedir. Baca sistemlerinde yüksekliğin az olduğu durumlarda, yüksek ısıya dayanan tuğla tercih edilmektedir. Atık gaz içeriğinde çeliği korozyona uğratan maddelerin olması, bundan dolayı çeliğin onarım ve bakım maliyetlerinin artması, dış etkilere karşı betonarme yapıya nazaran dayanımının düşük olması gibi nedenlerden dolayı bacalarda genel olarak betonarme yapı tercih edilmektedir.

Radar kuleleri ise çoğunlukla 2 bölüm şeklinde değerlendirilmektedir: radar kısmı ve kule yapısı. Deniz fenerleri genel görünüş açısından bacalarla benzerlik göstermekle beraber taşıyıcı sistemlerinde bulunan en kayda değer fark duvarların içindeki ve taşıyıcı özelliğine sahip merdivenlerdir.

Kuleler tasarım esnasında bacalara nazaran nispeten daha az sorunla karşılaşılırlar. Yüksek sıcaklık sorunu olmazken uzun antenler güneşe maruz kaldığından saparlar. Bunun yanında rüzgar da dikkate alınmalıdır. Kulelerin karşı karşıya kaldığı diğer sorunlar şunlardır: Galeri ve platformların desteklenmesi. Lokanta ve asansör için gereken donanımlar gibi mekanik servislerin sağlanması. Güneş ve rüzgara maruz kalması nedeniyle antende meydana gelebilecek açısal dönmelerin önlenmesi. Kamuya açık alanlarda dinamik hareketin kısıtlanması. Yeterli yanma direnci ve tehlike çıkısının temin edilmesi.

Yazar

Volkan Atabey

426 Yazı

Yüksek İnşaat Mühendisi ve B sınıfı iş güvenliği uzmanıdır. 2014 yılında Yapı Öğretmenliği bölümünü bitirdi. Çift anadal olmak üzere İnşaat Mühendisliği ve İş Güvenliği yüksek lisans programlarından 2018 yılında mezun oldu. 2019'da B sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesine hak kazandı. 2020 yılında İnşaat mühendisliği lisans tamamlama ile mühendis ünvanını aldı.
Tüm yazılar

Yorum Yap / Soru Sor

E-posta adresiniz sadece editör ile paylaşılıyor. Ziyaretçiler göremez. Zorunlu alanlar işaretlendi. * İşareti olan yerleri boş bırakmayın.