Yumuşak Kat

Yumuşak kat ve Zayıf kat düzensizliğine deprem etkileri

Yumuşak kat olayı oluşma nedenleri ve etkileri genel olarak zayıf kat ile benzerdir. Fakat zayıf kat katlardaki düşey elemanların kesit alanları ile ilgiliyken yumuşak kat olayı katların ortalama göreli kat ötelemeleri ile ilgilidir. Deprem yönü doğrultusunda kattaki ortalama kat öteleme oranı bir üst yada bir alt kat ortalama göreli kat öteleme oranına bölünmesi sonucunda bulunan Rijitlik Düzensizliği Katsayısı 2.0’dan büyük ise yumuşak kat düzensizliği görülür.

Konut tipi yapılarda sıkça karşılaşılan bu düzensizlik çeşidi yapıların giriş katlarının yüksek yapılması ve ticari amaçlar doğrultusunda yapıların daha fonksiyonel olması için dolgu duvarların yapılmaması sonucu ortaya çıkarak deprem sırasında alt katların daha fazla yatay yer değiştirmesine neden olmaktadır. Bunun sonucunda da taşıyıcı sistem ağır hasar görmektedir. Zayıf kat ve yumuşak kat oluşumunun ortak noktasında dolgu duvarlar yer almaktadır. İlgili düzensizliklerin daha iyi anlaşılabilmesi için yapıların tasarımları aşamasında ihmal edilen dolgu duvarların, yapıya hangi parametreler açısından etki ettiklerini göz önünde bulundurmak gerekir.

Yumuşak Kat Örneği
Yumuşak Kat Örneği

Zayıf kat düzensizliği kısaca düşey yönde rijitlik süreksizliği olarak tanımlanabilir. Geçmişten bugüne dünyanın birçok yerinde gerçekleşen deprem yıkımları incelendiğinde yapılarda zayıf kat oluşumunun büyük hasarlara neden olduğu görülmüştür. Bu düzensizliğin oluşmasında başlıca etken ise binaların zemin katlarındaki duvarların, mağaza, restoran vb. ticari amaçlarla hiç yapılmaması ya da az yapılmasıdır. Çünkü deprem yönetmeliğindeki düzensizlik kontrolünde dolgu duvarların kesit alanlarının %15’i de hesaba katılmaktadır.

İkinci bir etken olarak ise kolon ve perde elemanlarının kesitlerinin katlara göre değiştirilmesi de dayanım düzensizliği katsayısını etkileyerek zayıf kat oluşumunu tetiklemektedir.

Zayıf kat düzensizliği komşu katlar arasındaki etkili kesme alanları arasında fark yaratarak zemin katın yanal kuvvetlere karşı direncini azaltmaktadır ve sonuç olarak deprem sırasında zemin katın daha fazla yanal ötelenmeye maruz kalmasına sebep olmaktadır. Kocaeli depremi sonrası hasar görmüş yapı örnekleri incelendiğinde de zayıf ve yumuşak kat düzensizliği kaynaklı yıkımların fazla olması durumun ciddiyetini açıkça gözler önüne sermektedir.

Ekim 2011’de yaşanılan Van Depremi sonrası yapılan tespitler de dolgu duvarların olumlu ve olumsuz etkileri tecrübe edilmiştir. Deprem sırasında dolgu duvarların kısmi veya tümden göçmesi bazı durumlarda yapıların ayakta kalması ve yıkılmasında etkili olmuştur. Bunun sonucunda da maddi hasarların oluşması ve can kayıplarının yaşanması üzücü bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.