İş Sağlığı ve Güvenliği

İş Sağlığı ve Güvenliğinin Ülkeler Üzerindeki Etkisi

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yapılan sağlık tanımı, “Sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil aynı zamanda bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir huzur ve iyilik halidir” şeklinde olup bize sağlık tanımı olarak farklı açıdan bakmayı sağlamıştır. Bu tanım dikkate alınarak iş sağlığı ve güvenliği, işin yürütülmesi ile ilgili oluşacak tehlikelerden, sağlığa zarar verebilecek durumlardan iş yerlerinde korunmak ve daha iyi çalışma ortamı oluşturmak için yapılan her türlü çalışmalar olarak ifade edebilir. İş Sağlığı ve Güvenliği adına kayıp kontrol analizleri yapılmaktadır. Yapılan analizler sonucunda ve elde edilen bilgiler doğrultusunda oluşan kayıpları azaltmak için büyük adımlar da atıldığı gözlemlenmektedir.

Dünyada bu çalışmaların yapıldığı ülkelerde İş Güvenliği kavramı yıllar önce başlamış ve bununla birlikte çok önemli sonuçlar alındığı görülmüştür. Yapılan incelemeler sonucunda iş kazalarının %50 sinin önlenebilecek kazalar, % 48 inin sistemli bir çalışma ile önlenebilecek kazalar ve %2’sinin de önlenemeyecek kazalar olduğu gerçeği ortaya çıkmıştır. Bu da bizlere iş kazalarının %98’inin önlenebileceğini göstermektedir. Bu oranlar doğrultusunda çalışanlar için yapılması gereken koruma işlemleri yapılmalı ilk olarak dikkatsizlik, acelecilik ve dalgınlık gibi hususlar önemsenmeli, ardından kişinin sağlığı için çalıştığı ortamda uyması gereken kurallar çerçevesinde kaynaktan başlayarak kişisel koruyucu donanım kullanımının önemi kesinlikle vurgulanmalıdır.

İSG temel prensipleri
İSG temel prensipleri

İş kazalarının işverenlere yüklediği doğrudan maliyetler, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmasının yanında çok büyük bir oranı oluşturmaktadır. Bu nedenle iş yerlerinde gerekli sağlık ve güvenlik önlemlerinin alınması zorunluluktur. İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yeterince alınmaması sonucu iş kazasının meydana gelmesi kaçınılmazdır. İş kazaları, iş gücü kayıplarına neden olurken bir yandan da maddi kayıplara neden olmaktadır. Ülkelerin kaynaklarını daha iyi değerlendirebilmeleri iş sağlığı ve güvenliği ilkelerine bağlıdır. İş kazalarında meydana gelen can ve uzuv kayıpları sonucunda toplumda kapanmaz yaralar açıldığı görülmektedir. İş sağlığı ve güvenliği sosyal boyutları ile de ülke kalkınmasında önemli bir sorun haline gelmiştir.

İş Sağlığı ve güvenliği; çalışanları ilgilendiren bu kavramlara verilen önem, ülkelerin gelişmişlik düzeyleri, toplumdaki bireylerin eğitim, kültür ve bilinç düzeyleriyle doğrudan bağlantılıdır. Gelişmiş ülkelerde bu sorun büyük ölçüde çözülmüştür. Ancak, bilim ve teknolojide geri kalan, ve demokrasi kültürü gelişmeyen, sanayici, eleştiri, öneri ve denetim sistematiklerinin gelişmediği bizim gibi birçok ülkede çalışanın sağlığı ve güvenliğinin kar amacının önüne geçmesi beklenemez.