Yeşil Çatı Nedir?

04.11.2018
Yeşil Çatı

Yeşil çatılar, ilave ağırlığa dayanma gücü olan; su, su buharı ve kökler yoluyla meydana gelen penetrasyona karşı çatıyı koruyan; az yağış sürelerini artırmak için bitkilerin yeterli nemi tutmasını sağlayan fakat gerektiğinde fazla nemi dışarıya atabilen; bitkileri desteklemek için toprak benzeri ayrışan madde sağlayan; iklim bölgesi için uygun, sürdürülebilir bir bitki örtüsünün devamlılığını sağlayan; bina, insanlar ve çevre için birtakım hidrolik, atmosferik, termal ve sosyal fayda sağlayan; alttaki bileşenleri ultraviyole ve termal bozunumdan koruyan sistemlerin bütünüdür.

Çatı alanlarının bitkilendirilmesi, milattan önceki dönemden günümüze kadar, çeşitli amaçlarla kullanılmıştır. Günümüzde çevresel ve ekonomik yönden kullanılması daha ağırlıklı olsa bile, bu çatı sisteminin insanların sosyal hayatlarına getirdikleri olumlu yaklaşımlar, bitkilendirilmiş çatı alanlarının tarih boyunca mevcut olmalarını sağlamıştır. Ziggurat’lardan günümüze kadar, insanoğlunun yeryüzünden daha üst kotlarda peyzaj öğelerini kullanabilmesi, bitkilendirilmiş çatı sistemlerinin uygulanması için gerekli olan fırsatların, imkânların ve maddi kaynakların yeterli olması şartları ile mümkün olabilmiştir. Eski Mısır’da Sümerler, Babilliler ve Asurlular tarafından M.Ö. 4000 – M.Ö. 600 yılları arasında inşa edilen ve ziggurat olarak adlandırılan tapınaklar, bitkilendirilmiş çatı sistemlerinin ilk örnekleri olarak kabul edilirler.

Belirgin bir örnek milattan önce 600’lü yıllarda, bugün dünyanın yedinci harikası olarak bilinen, Kral Nebuchaddnezzar’ın başkentteki özel tasarlanmış güney kalesinin terasında eşi Semiramis için inşa ettirdiği Babil’in Asma Bahçeleridir.

Bitkilendirilmiş çatı sisteminin sağladığı çevresel faydaların arasında; kent ısı adası etkisinin azaltılması, binadan uzaklaştırılan atık suyun kontrolünün sağlanması ve bitkilendirilmiş çatının bulunduğu çevrenin ekolojik özelliklerinin iyileşmesine katkıda bulunması sıralanabilir.

Kentlerdeki asfalt, beton, çatı gibi yapıların güneşten gelen enerjiyi çayır-çimen, ağaç veya su gibi yansıtmayıp sönümlemesi yüzünden yere yakın atmosfer seviyelerinde daha fazla ısınma meydana gelmekte, ayrıca gökdelenlerin hâkim rüzgarı engellemesi de daha sıcak bölgelerin başka yere taşınmasını engellemektedir. Bunun yanı sıra ulaşım, ısınma ve sanayi gibi nedenlerle artan kirleticiler de yere yakın seviyelerde bir nevi sera etkisi yapmaktadır. Bütün bunlar birleştiğinde kent üzerinde tıpkı bir kalkan gibi kubbe görünümünde bir alan oluşur. Buna da kentsel ısı adası adı verilmektedir.

Pörtlen, Oregon şehri için yürütülen bir çalışmada, şehir merkezlerindeki binaların yarısının yeşil çatıya sahip olması halinde (219 dönüm), yıllık yaklaşık 250 milyon litre suyun tutulabileceğini göstermiştir. Bu çalışma 64 milyon litrelik pis su taşkınlarının ortadan kaldırılabileceğini ve sel suyu atılımının %11 ve %15 arasında azaltılabileceğini göstermiştir.

Kullanılmayan çatı alanlarının bitkilendirilmesi ile birlikte; atmosferin nem oranı artacak, sıcaklık dalgalanmaları azalacak ve yüzey malzeme niteliklerine bağlı toz zerreciklerinde azalma olacaktır. İklim özelliklerinin bu şekilde iyileşmesi ile birlikte, bitkilendirilmiş çatı sistemlerinin kullanıldığı bina çevrelerinde yaşayan canlı çeşidinde artış olacaktır. Kullanılan bitki türlerinin haricinde; bu bitkilerin olduğu ortamlarda yaşamlarını sürdürebilecek olan mikroorganizma, kuş ve böcek türleri bölgede ortaya çıkacaklar ve binaların çatı alanlarında yapay bir doğal hayat yaratılmış olacaklardır.

Binaların ve kaldırımların sert yüzeyleri, sesi emmekten çok yansıtmaya meyillidirler. Bu yüzden, yeşil çatı bitkileri ve substratları, bina içlerindeki ses geçişlerini azaltarak emerler. Daha derin substratlar sığ substratlardan daha fazla sesi emerler; bu yüzden intansif çatı sistemleri, gürültü kirliliğini azaltmada daha başarılıdır. Buna rağmen 5’’ kadar sığ bir substrat, 40 desibel’e kadar sesi azaltabilir.

İngiltere- Rotherham, Moorgate Crofts İş Merkezindeki yarı-ekstansif yeşil çatıda sulama veya gübreleme uygulanmamaktadır, bu çatının 10-20 cm substrat derinliği vardır ve az bakımı gerektirir, ayrıca biyo-çeşitliliği fazladır ve görsel açıdan son derece etkilidir.

Çatı bahçelerinin kullanım yoğunluğu, amacı ve tipi esas alınarak çatı bahçesini oluşturacak sistemin bileşenleri tek malzeme temini yapan firmalardan sağlanabileceği gibi (su yalıtımı ya da drenaj örtüsü gibi) sistemi komple de temin etmek mümkündür. Yurtdışında oldukça fazla uygulama imkânı olan çatı bahçeleri inşaat ve peyzaj sektöründen ayrılarak ayrı bir uzmanlık dalı haline gelmiştir. Yeni araştırmalar ve deneyler sonucunda daha dayanıklı, kullanımı daha kolay yeni uygulama teknikleri ortaya çıkarılabilmektedir.Ülkemizde ise çatı bahçeleri inşaat sektörünün bir parçası olarak görülmekte ve malzeme temini bu kapsamda sağlanmaktadır.

Ekstansif Yeşil Çatı’da seyrek büyüme ortamı; az sulama veya sulamanın yapılmaması; bitkiler için baskı durumları; düşük bitki çeşitliliği vardır. İntansif Yeşil Çatı’da derin toprak; sulama sistemi; bitkiler için daha tercih edilebilir şartlar, yüksek bitki çeşitliliği; sıklıkla erişilebilirlik durumu söz konusudur.

Çatı bahçelerinde oluşturulan drenaj tabakasının görevi bitki yetiştirme ortamı ve filtre tabakasından sızan yağmur ya da sulama sularının fazlasını drene ederek ortamdan uzaklaştırmaktır.

Türkiye’de bitkilendirilmiş çatı sistemi sektörü son yıllarda gelişme göstermektedir. Bu sistemlere piyasada sınırlı da olsa bir talep vardır. Bu talep karşısında, sistem uygulayıcı firmalar iki yöntem izlemektedirler. Bu yöntemlerden ilki; yurtdışı firmalarının kendi iklimsel koşullarına ve malzeme şartlarına göre hazırladığı sistemlerin, ithal edilerek ülkemiz kullanıcılarına doğrudan aktarılması seklindedir. Uygulamacı firmaların kullandığı ikinci yöntem ise, firmaların kendi ürettikleri malzemeleri pazarlamak için bu sistemleri kullanmasıdır. Bu sistemi kullanacak olan tasarımcı ya da işverenler, sadece firmanın ürettiği malzeme ile ilgili teknik bilgilere ulaşabilirler. Bunun nedeni, sistemi uygulayan firmanın sadece kendi ürettiği malzemeyi öne çıkarmasıdır. Sistemdeki diğer malzemelerle ilgili veri yetersizliği sorunu oluşur.

Yeşil çatı maliyetleri değişkendir ve yeni bir yeşil çatı için her bir m² başına 5.00$ ila 12.00$ ve bir güçlendirme için her bir m² başına 7.00$ ila 20.00$ maliyeti olduğu tahmin edilmektedir.

Yeşil çatı bakımı, sulamayı, gübrelemeyi ve çapalamayı içerir ve bitkilerin yerleştirilmesinden sonraki ilk iki yıl içerisinde üst düzeydedir. Bakım, genellikle, kurulan yeşil çatı sisteminin türüne ve yapılan bitkilendirme tipine dayanır. İntansif sistemlerdeki bakım ihtiyaçları, ekstansif sistemlerle kıyaslandığında genellikle daha maliyetli ve daha süreklidir. Hem ekstansif hem de intansif sistemlerdeki bitki bakımını azaltmak için doğal bitkilendirme tavsiye edilir.

Ülkemizden yeşil çatı örnekleri: Sensimar Spa Hotel / Antalya, Eser İnşaat Hizmet Binası / Ankara , Dedeman Otel Çatı Bahçesi / Ankara, Afyonkarahisar Parkvizyon Konutları, Hilton Oteli Çatı Bahçesi / İstanbul Harbiye, Yenibosna Kaan Tekstil Fabrikası Çatı Bahçesi / İstanbul


:

:

Lifli Beton

Betonun zayıf yönlerinden biri olan çekme vb. gerilmelerine karşı direnci ve ...

Yeşil Çatı

Yeşil çatılar, ilave ağırlığa dayanma gücü olan; su, su buharı ve kökler ...

Demiryolu Tren

Demiryolu köprüleri tasarım olarak karayolu köprülerine benzer temel parçal...

Sıvılaşma

Bir zemin kütlesinin statik kayma gerilmesinin, sıvılaşmış haldeki zeminin...

Nano Teknoloji

Nano ölçek kavramı boyutları 1-100 nm (1nm=10-9 m, yani metrenin mily...