07
Sep

Geopolimer Çimento

Geopolimer terimi ilk defa 1979 yılında Davidovits tarafından tanıtılmış ve geliştirilmiştir. Geopolimer olarak bilinen polymerler, aluminosilikat esaslı inorganik polimerlerdir yani jeokimyasal kaynaklı polimerler sayılmaktadır. Bu reaksiyonların başlaması için silisyum (Si) ve alüminyum (Al) ve alkali çözelti hammadde olarak gereklidir. Geopolimerlerin özellikleri, içerdiği Si-Al oranına ve kaolinit gibi bileşenlerinden büyük ölçüde etkilenmektedirler. Geopolimerleşme aluminosilikatlar arasında yüksek alkalinitesi olan ortamlarda meydana gelen kimyasal reaksiyonlardır ve sonuçta –Si-O-Al-O- bağları oluşmaktadırlar.

Yazımızın başlığındaki fotoğraftaki bina University of Queensland Global Change Institute geopolimer beton ile yapılan ilk binadır.

Okumaya Devam


01
Sep

Gazbeton tanımı ve üretim yöntemi

Gazbeton enerji tasarrufu konusunda önemli bir yapı malzemesidir. Dünyadaki enerji kaynaklarının her geçen gün azalması mevcut enerji kaynaklarının daha verimli kullanılmasının önemini artırmaktadır. Enerji kaynaklarının tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük bir bölümü (yaklaşık olarak %30’u) konutların ısıtma ve soğutma gereksinimlerinin karşılanabilmesi için harcanmaktadır. Bir bina için enerji kayıplarına bakıldığında ise en yüksek oranda enerji kaybının binanın dış ortamla temasta olduğu yapı elemanlarından yani duvarlardan olduğu görülmektedir. Bu durum, yapılarımızda kullandığımız yapı elemanlarının ısıl özellikleriyle doğrudan bağlantılı olup ısıl iletkenlik değeri düşük malzemeler kullanmamızın enerji ekonomisi açısından ne derece önemli olduğunu göstermektedir.

Bu noktadan hareket edilerek bakıldığında, mevcut yapı elemanlarının bazılarının düşük bazılarının ise yüksek ısıl iletkenlik değerine sahip oldukları görülmektedir. Düşük ısıl iletkenlik değerine sahip yapı malzemelerinden birisi de gazbeton (otoklavlanmış beton) malzemesidir. Gazbetonun düşük yoğunluk ve ısıl iletkenlik gibi üstün özellikler gösterdiği ve yapılarda her geçen gün artan bir kullanım yüzdesine sahip olduğu görülmektedir.

Okumaya Devam


24
Aug

Çelik Konstrüksiyon

Ülkemizde kullanılan yapı sistemleri içerisinde çelik yapılar son yıllarda artan bir paya sahiptir. 2.Dünya Savaşının ardından çelik üreticilerinin elinde bol miktarda çelik bulunması, kapasitelerini yapı sektörüne yönlendirmelerine sebep olmuştur. Bu yönlendirmeyle 20.yy’ın ikinci yarısında dünyada çelik yapılar önem kazanmıştır.

Ülkemizde çelik konstrüksiyon yapıların önemi ve gerekliliği 1999 Marmara Depremi’nden sonra vurgulanmaya başlanmıştır. Depremde genellikle sıcak hadde çeliği kullanılarak yapılan sanayi tesisleri ayakta kalarak iyi performans sergilemiştir. Bundan sonra az katlı yapılara yönelimle birlikte Türkiye’de soğukta şekillendirilmiş elemanlar kullanılmaya başlanmıştır.

Okumaya Devam


Betondan beklenen en kritik etken, yapı kullanım am...

Betonun üretimi, taşınması ve yerleştirilmesi esnasındaki hom...

Viskozite, moleküller arasındaki sürtünmeden dolayı akışkan malz...

Merdivenler farklı yükseklikteki yapı bölümleri arasında kişilerin...

Dayanım kaybetmeden şekil değiştirebilme yeteneğine süneklik denir....