10
Sep
facebook twitter

Binalarda Yalıtım

Yalıtım malzemeleri kullanılarak ortamdaki enerjinin dışarıya olan aktarımının azaltılmasını sağlama, yapıyı ses, su ve yangına karşı koruma işlemlerine yalıtım denilmektedir. Başlıca yalıtım çeşitleri; ısı ve tesisat yalıtımı, su yalıtımı, ses yalıtımı ve yangın yalıtımıdır.

Isı yalıtımı, yapılarda ısı kayıp ve kazançlarının uygun değerler düzeyinde tutulması için yapılan işlemlerdir. Kısaca ısı yalıtımı, farklı sıcaklara sahip iki ortam arasındaki ısı geçişini en aza indirmek için yapılan uygulamalardır.

Su yalıtımı, yapıların çeşitli yerlerden gelebilecek su veya neme karşı korunması için yapılan işlemlerdir. Yapının dayanıklılığı ve ömrü açısından en belirleyici etken sudur. Yapılara sızan sular taşıyıcı sisteme ulaşarak donatıların korozyona uğrayarak yük taşıma kapasitelerinin azalmasına neden olur. Su ayrıca, mantar ve küf oluşumuna neden olarak insan sağlığını olumsuz etkiler. Yapıların korunması ve sağlıklı alanlar yaratmak için su yalıtımının doğru şekilde temelden çatıya doğru hiçbir detay atlanmadan yapılması gerekmektedir.

Ses yalıtımı, yapılarda yaşanılan ortamı istenmeyen dış seslerin zararlı etkilerinden korumak ve stüdyo, sinema, konser salonu gibi gürültülü yerlerin kullanım şartlarını yerine getirerek çevreye yayılan sesi minimum seviyeye indirmek için yapılan uygulamalardır. Sesin ortamdaki yayılmasını kontrol altına almak ses yalıtımındaki en önemli amaçtır.

Yapılarda bulunan ve kullanılan tüm malzemeler yanıcı niteliktedir. Bu yüzden yangın yalıtımı konusu insanların can ve mal güvenliğini korumada büyük önem taşımaktadır. Yangın ve zararlarının, yapıya ve etrafındaki diğer yapılara sıçramasını yavaşlatarak bireylerin sakıncalı ortamdan sağlıklı bir şekilde uzaklaşmalarını sağlayan her türlü yapısal tedbirlere ‘yangın yalıtımı’ adı verilir.

Yapıyı ve içinde yaşayanları su, ses, yangın, sıcak ve soğuğa karşı korumak için alınan her türlü önleme yalıtım adı verilmektedir. Yalıtım, yapıda korunuma, dayanım ve geçirimsizliği hedefleyen malzemeleri, teknik çözümleri, teknik çözümler neticesindeki doğru uygulamaları ve detayları içermektedir. Yalıtım, içinde birçok bilim dalını barındıran malzeme üretiminden uygulamasına ve hatta uygulama sonrası koruma detaylarına kadar hassasiyet gerektiren bir sistemdir.

Yapıların değerlerini uzun yıllar boyunca koruyabilmesi ve planlanan amaç doğrultusunda yapıların hizmet verebilmesi doğru şekillerde korunması ile doğru orantılıdır. Bunu sağlayabilmek için yalıtım planlaması uygun şekilde yapılmalıdır. Yalıtımın amacı, söz konusu yapıların kullanım ömürlerini uzatmak, kullanıcıların sorunsuz, güvenli ve konforlu şekilde yararlanabilmelerini sağlamaktır.

Yapıların korunması, insanlara sağladığı yararlar konusunda ön önemli rolü yalıtım üstlenmektedir. Yapılara ve kullanıcılarına sağladığı faydalar oldukça ciddi boyutlardadır. İnsanların can ve mal güvenliği, ekonomik olarak tasarruf etmeleri, sağlıklı ve huzurlu alanlarda yaşayıp çalışmaları, yatırım yapanlar için yapı kullanım ömrünün uzatılması gibi konuların hepsi doğru detaylar ve malzemeler kullanılarak yapılan yalıtım sisteminin getirileri olarak gözükmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonraki dönemde ülke, her türlü malzemede olduğu gibi yapı malzemelerinde de yurt dışına bağımlı halde bulunmaktaydı. Yapılarda kullanılan en basit malzemeler dahi yurt dışından gelmekteydi. Türkiye, yabancı devletlere nazaran her ne kadar yavaş gelişim göstermiş olsa da şu anda gelmiş olduğu noktada hemen hemen her çeşit malzeme üretmekte ve hatta ihraç etmektedir.

Türkiye’de yalıtım her zaman inşaat sektörünün içinde yer almış ve onun gölgesinde kalmıştır. Yalıtım konusu git gide inşaat sektörünün altında değil yanında tamamlayıcı birim olduğunu hissettirmeye başlamıştır. Dünya’da 1930’lardan sonra yalıtım bir uzmanlık alanı olarak görülmeye başlanmıştır. Türkiye’de inşaat sektörünün hızlı şekilde büyümesi, bu büyümenin sağlıklı ve planlı olmayışı ve maliyetler de düşünüldüğünde yalıtım sektörü ihmal edilmiştir. Türkiye’de yalıtım konusu son 20 yıldır konuşulmaya başlanmıştır. 17 Ağustos 1999 depreminde sonra sorgulanmaya başlanan inşaat sektörünün yanında yalıtım konusu da daha fazla konuşulmaya başlanmıştır.

Günümüzde, enerji tüm Dünya ülkeleri için en önemsenen konuların başında yer almaktadır. Her geçen gün artan nüfus ve enerji ihtiyacı ilerleyen yıllarda enerji açıklarının ortaya çıkacağını öne sürmektedir. Bu açığın oluşacağını ön gören ülkeler şimdiden ucuz ve temiz enerji elde etmenin ve tasarruf sağlamanın yollarını aramaya başlamışlardır.

Dünya genelinde kullanılmakta olan enerjinin büyük bölümü doğal gaz, petrol, kömür ve fosil yakıtlar gibi yenilenemeyen enerji kaynakları tarafından elde edilmektedir. Rüzgâr, su, güneş vasıtasıyla elde edilen yenilenebilir enerji miktarı oldukça azdır. Birleşmiş Milletler tarafından 1996 yılında yayınlanan Enerji Raporu’nda, petrol rezervlerinin 42 yıl, doğalgaz rezervlerinin 62 yıl rezerv ömrü kaldığı tahmin edilmektedir. Kömür rezervlerinin ömrü ise 220 yıl olarak verilmiştir. Aynı raporda, nükleer enerji üretiminde yakıt olarak kullanılan uranyum için verilen rezerv ömrü ise 83 yıldır.

Dünyada kullanılan enerjinin yüzde 45'e yakını binaların yapım ve kullanımında tüketilmektedir. Belirtilen rakamın yüzde 80'i ise ısıtma amaçlı kullanılmaktadır. Sağlıklı ve doğru bir ısı yalıtımının yapılmadığı binalarda, enerji tüketimi oldukça fazladır. Dünyada özellikle eski binaların çok fazla enerji tükettiği görülmektedir. Binalarda doğru detaya doğru malzeme ile yapılan ısı yalıtımının, ciddi miktarda enerjinin tasarruf sağladığı görülmektedir. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki doğru bir ısı yalıtımı ile yapılarda yüzde 70 civarı enerji tasarruf edilebilmektedir.


:

:

Betondan beklenen en kritik etken, yapı kullanım am...

Betonun üretimi, taşınması ve yerleştirilmesi esnasındaki hom...

Viskozite, moleküller arasındaki sürtünmeden dolayı akışkan malz...

Merdivenler farklı yükseklikteki yapı bölümleri arasında kişilerin...

Dayanım kaybetmeden şekil değiştirebilme yeteneğine süneklik denir....