Ayasofya

Yapının en uğraşlı ve en çok dikkat edilmesi gereken bölümü kubbeler olmuştur. Orta göbek bölümünün geniş tutulabilmesi için kubbe çok büyük yapılmış ve yuvarlak kubbenin dörtgen bir taşıyıcı sisteme oturtulması gerekmiştir. 6. asırda yapılan çok sıradışı bir yapıdır. Ayasofyadaki tuğlalar normal bir tuğladan çok farklıdır ve çok hafiftir. Rodostan hafif tuğla getirilmiştir. Tuğla ve harç aynı malzemeden yapılmış ve yapışma arttırılmıştır.

Her eski yapı gibi Aysofya da depremle sarsıldı ve kubbe çöktü.

Daha sonra çok daha iyi ve dahice bir kubbe yapıldı ve günümüze kadar geldi. Doğasında olan kusurlara rağmen kubbelerinin ayakta durmasına şaşırmamak lazım eğer deprem yaşanmasaydı kubbeler bin yıl dayanırdı. Sutunların temelinde ve tabanında kurşun kullandılar bunun sonucu olarak esneme yapan sutunlar depreme dayanıklı hale geldiler.

Harcı tuzsuz nehir kumuyla ve kireçle karıştırdılar harcın içindeki kalsiyumsilikat genişlemek yerine birbirine kenetleniyor ve her türlü çatlağı kapatıyordu. Bu yapı yapılırken depreme dayanıklı çimentoyu resmi olarak icat edilmesinden yaklaşık 1300 yıl önce keşfettiler. İstanbul osmanlının eline geçince yapı minarelere sahip olarak camiye dönüştü. Hem Hristiyanlar hemde Müslümanlar için önemli olan bu yapı gerçekten mükemmeldir.

İlginizi Çekebilir:  Çimentonun Özgül Ağırlığının Bulunması

Bir Cevap Yazın

Required fields are marked *.